Bir ada arıyorum;rakamlardan uzak mı uzak,para, pul, zarar konuşmak yasak

25 Mayıs 2010 Salı

eski bir fincan






Bu sabah otobüse binerken bir çift vardı önümde...Sevimli bir dede ve nine...Uzun yola çıkıyorlar belli,ninemin elinde koca bir bavul,nasıl da kimseye eyvallahı yok hihi dedim benim yaşlılıktaki halim,böyle biraz sinirliydi de :) dedemiz ise süt liman :) bavulu otobüse çıkarırken eşine yardım etmek istedi ama ninem çoktan bavullla beraber otobüse binmişti...:) otobüste dedem bavulları yerleştirirken ninem de yer buldu hayat arkadaşına ve kendine..oturdular yan yana başladılar tatlı tatlı sohbete...benim yüzümde de onları izlerken tatlı bir gülümseme...neden etkiledi bilmiyorum bu sahne beni...yılların verdiği eş olmaktan,dostluktan da öte bir şey vardı sanki aralarında..garip bir bağ...hem tebessümleri hem de öfkeleri barındıran bir bağ..yıllar sonra aynı sahnede ben de rol alır mıyım acaba dedim....kapadım gözlerimi hayal etmeye çalıştım....hayal etmek güzel şey....müzik eşliğinde daha da güzel...




Dinle oğlum çok eskiden bir konakta
Akşamları gaz lambası ışığında
Paşa dedesinden kalan bu fincanla
Ninem eliyle kahve sunarmış Abdi beye

Yıllar sonra kırküç kırkdört harp ortası
Ekmek karnesi ve yoksulluk yılları
Kayınvalidesinden kalan bu fincanla
Bu kez annem eliyle kahve sunarmış Hakkı beye

Eski konak yıllar önce yandı gitti
Ekmek karneli zor günler çoktan bitti
Abdi bey Hakkı beyler rahmetli oldu
Bir tek bu fincan kaldı yüzyıllık sevdalardan
Bir gün senin olacak birikmiş anılarıyla
Düşüp kırılsa bile topla tamir et oğlum
Kahve yaşın gelecek bu fincanı iyi sakla



*kahve takımı annemin çeyizinden...30 yıllık nerdeyse...gözüm gibi bakıyorum bu kahve takımına...Barış abinin dediği gibi kahve yaşın gelecek bu fincanı iyi sakla:)

Hiç yorum yok: