Bir ada arıyorum;rakamlardan uzak mı uzak,para, pul, zarar konuşmak yasak

28 Aralık 2009 Pazartesi

kızgın

saat 13,00 de ofısten cık.bankada sıra bekle.sgk da bekle.muh.de bekle.don tekrar sgkya 1 saat bekle.altı üstü bir kağıt için.nefret ediyorum ülkemin bu bürokrasi kısmından.sonra çık sgkdan.yagmurda dolmus yada taksı bekle.bekle.bekle.sırılsıklam ol.yaya olarak ofıse don uzerınde tek kuru yer kalmamıs sekılde.kendi halıne gül sinirden....
ne olduğunu bilmediğim bir UMUDUM var hala......

24 Aralık 2009 Perşembe

kendimi doldurup trenlere
bir daha hiç basmadan frenlere.....................

16 Aralık 2009 Çarşamba

olmamış yaşamlar
eksik yarınlar....


neler dökülcek dilimden,ne konusucam,nasıl konusucam,yarım kalmasın bişeyler,cevap alabılcem mı,neden verıcek mı bana,bana nasıl bakıcak,benı anlıycak mı,

biraz anlasa
biraz dokunsa duygularımın dılıne
biraz da sevse...

14 Aralık 2009 Pazartesi




uuuuuuppppppppp :) eğlenceli bir film... hayal ne güzel şey...güzel şey hayal :)




filmin adına aldanıp izledim.valla 500 günün birinde bile o duyguyu hissedemedim...yani çerez kıvamında bir film ...

11 Aralık 2009 Cuma

film


nejat oynamasaydı izler miydim? bilmiyorum..seviyorum bu adamı bu tarz filmlerde izlemeyi.neydi o Aliye deki hali...vasat...bu tarz filmleri de seviyorum aslında..çoğu zaman yarım bitiyor bu tarz filmler yani ızleyıcıye konu tam olarak verilemiyor heralde.. sıradan bir insanın sıradan bir öyküsü..dediğim gibi nejatı ızlemekten hoşlananlar izleyebilir onun dışında mutlaka izleyin diyebilceğim türden değil...



biraz masal tadında bir film izlemek isteyenlere önerilir.


sonunu begenmedım hem de hiç...belgesel tadında gayet güzel başladı ve devam etti ama aşk ı hiç almasalarmış bu filme (ki hiç inandırıcı değildi bana göre) belgelsel tadında kalsaymış daha bir iyi olurmuş sankii..

10 Aralık 2009 Perşembe




2004 yapımı bir film.ilk vizyona girdiğinde yani 2004 te izlemiştim.Filmin İmroz da geçmesi hemen aldırmıstı bana bileti.ozamanlar tabi adaya sevdalı değilim.bugün oturup bir daha izledim.Film gerek çekimler gerek ses kalitesi açısından iyi bir film değil kanımca.yani usta oyuncular ama cok amatör bir film kalmış,konu aslında güzel bir konu,yüzeysel kalmış böyle filmde yarım bişeyler belki ses ve görüntü açısından iyi olmadıgı ıcın.oturup bı daha ızlememdeki amac tabıkı IMROZ :) veeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
bu ızleyısımde tanıdık bir yuz,tam profılden cıkmamıs zaten 30 snylık bı rolu var fılmde ama tanıdım hemen..oyuncu lıstesınde adınıda okuduktan sonra emın oldum...bu sene kaldıgım motelın sahıbı..sohbetı güzel insan...cok sevındım gordugume..

9 Aralık 2009 Çarşamba

Bursa ve Trabzon 12derece


ıkı sehrınde hava durumlarında aynı cumleden yer alması
piskopata bagladım yaa
cesarete ıhtıyacım var allahım yardım et

"yüreğe karşı etek"

Yüreğe karşı etek



Ortalama erkeğin tutkusu da takıntısı da tendir.

Sevdiği kadın başkasına gönül verse aldırmaz ama, eline başka erkeğin eli değse cinayet işleyebilir.

Şöyle düşünür:

“İsterse başkasını sevsin, yeter ki sevişmesin.”

Kadında cümle tersine döner:

“İsterse başkasıyla sevişsin, yeter ki sevmesin.”

Çünkü kadına göre vücudun merkezi yürektir; erkeğe göre etek...

İstisnalar dışında ikisi de o merkezi koruma derdindedir.

Erkek eteği paylaşmaz, kadın yüreği...




CAN DÜNDAR
sadece bir "nedene" ihtiyacım var

8 Aralık 2009 Salı


imroz-2009



atsam bir adım
yürüyebilsem sana doğru korkusuzca
duysam sesini
dokunsam yüzüne
değse nefesin nefesime
yüreğin nefesimde






özlemin
özlemenin ağır geldiği günler.....



Ziynet Sali - Tamavra

7 Aralık 2009 Pazartesi

Kalküta nın Çocukları



"Kalküta’nın Red Light (kırmızı ışık) bölgesinde en çok aşağılanan insanlar fahişeler değil, onların çocuklarıdır. Bu umutsuz yoksulluğun, aşağılanmanın içinde bu çocukların annelerinden kaçabilmek ve yeni bir hayat kurabilmek için çok az şansları vardır.

Born Into Brothels’ta yönetmenler Zana Briski ve Ross Kauffman, bu kötü mahallede çocukların nasıl büyüdüğünü, olanı biteni nasıl anlamaya başladıklarını ve o hayatın içindeki dönüşümlerini anlatıyor. Profesyonel bir fotoğrafçı olan Briski, kamerasıyla beraber gidip, dünyanın en umutsuz ve acımasız yerlerinden birinde yaşayan bu çocuklara dersler verip, içlerinde gizli kalan sanatsal yeteneği ortaya çıkarabilecek kıvılcımı ateşliyor.

Çocukların çekmiş olduğu fotoğraflar çok çarpıcı bir gözlemin ya da yeteneğin örnekleri olmayabilir ama çok daha derin, ahlaki olarak cesaret verici ve politik olarak çok değişkenler: sanat olaraksa çok özgürleştirici ve güçlendirici.

Duygusallıktan yoksun olarak ve göz yaşartan turist fotoğraflarına meydan okuyan Born Into Brothels, işin özüne iniyor. Briski yıllarını bu çocuklarla geçirdi ve onların hayatının bir parçası haline geldi. Fotoğrafları, ruhlarının bir prizması ve antropolojik tuhaflıklarının ve ilkel görselliklerinin yanında yadsınamaz yaratıcı bir ruhun gerçek kanıtlarıydılar."


yine son zamanlarda izlediğim en iyi yapımlardan biri...belgesel türünde bir yapıt..
Fakirliğin,cehaletin,çaresizliğin,umudun,yaşam mücadelesinin,kolaycılığın,toplum için birşeyler yapma hazzının dolu dolu anlatıldığı müzikleriyle beraber arşivde olması gerekenlerden


hep diyorum ben,belgesel bittiğinde de söylediğim şuydu

ÖNCE ÇOCUKLAR

5 Aralık 2009 Cumartesi

hala hayal edebiliyorsam
hayal inanıyorum demek ki

hala gerçek hayalimdeki yerin...
hala güzel...
hala özel...

eşliğinde





pS I Love You Soundtrack - Nellie McKay

Julie&Julia








son zamanlarda izlediğim en iyi film..

"İki gerçek hikayeden yola çıkan film, farklı zaman dilimlerinde yaşayan ve kendi zaman dilimlerinde benzer mücadeler vermiş olan iki kadının hikayesini merkez alıyor. Zaman ve mekan olarak ayrı olsalarda hayatları iç içe geçen bu iki kadın, bizlere tutku ve cesaretle herşeyin başarılabileceğini gösteriyor. "

Bu, filmin bir sinema sitesindeki tanıtımı.. Benim dilimden film ise
"enfes bir tatlı tadında. mmmm ...hani biz bayanlar bazen böyle tatlı krizine gireriz ve buldugumuz tatlı olan her şeye saldırırız ve o tatlıyı yedıkten sonra damagımızda kalan o haz paha biçilmezdir.. bu film de tam da böyle bir haz ve tarifsiz bir tat oldu benim için.eve gidip bir an önce waffle yapasım geldi bir Julia edasında :) Biz bayanlar mutfakta mutluyuz , hele sevdiğimiz erkekte bu tada ortak oluyorsa bizden mutlusu yok...


Marly Streep e bir kere daha hayran kaldımmm.Film gibi çok tatlı bence bu rolde.Fransız aksanı ne de hoş öyle bayıldımm...Ne yetenikli kadın...

Charles Aznavour eşliğinde.. Tatlı dinlemeler efendim



Charles Aznavour - C_est Fini






Charles Aznavour - She

4 Aralık 2009 Cuma

yüreğimin veletleri

dün akşam 19:00 da uyudum feci bir başagrısı ve mide bulantısı yüzünden...00,30 gibi uyandım..Beyaz a bakayım dedim daha başlamamış...tekrar yattım ve 08:00 de zor uyandım..bu kadar uyumak ıyı degıl bılıyorum...uyandıgımda aklımda anlam veremediğim ama çok sevdiğim iki kelime vardı..."yüreğimin veletleri"

hayatımın kadınısın





Hayatımın Kadınısın...her hatunun duymak isteyeceği sözcüklerden...Uğur Yücel imzalı bir film.Sade ve hayattan,kompleksiz bir film yapmış bence Yücel.Türkan Şoray^farklı bir oyunculuk sergilemiyor yine bu filmde de..ama Uğur Yücel e bayıldım.Konuşmalarında ki o sadelik,tanelik,kibarlık...çok hoşuma gitti...
Orhan babanın şarkıları da alttan verilmiş böyle güzel olmuş...hatasız kul olmaz,hatamla sev beni....

Film sorduruyor insana tabi,"varmı dır bukadar sevgisine sahip çıkan adamlar diye?"
Bir kesim der adamın arkasından "ulan ne mide varmış iki orospuya da sahiplendi diye" Hayatın zorla o noktaya getirdiği kadınlar,başı önde gezen kadınlar... Hep orospu damgasını yiyen kadınlar...Düşünmez erkekler o damgayı kım vuruyor onlara , nasıl o noktaya gelirler diye...Orospu etiketini yapıştırmak cok kolaydır çünkü...Fiyatı onlar biçer,etiketide onlar yapıştırır...Asıl orospu 'ta kendileridir' görmezler...Bi gram yürek yoktur kendilerinde....

Nejdet gibiler oldukça bu dünyada Tophaneli Tayfur gibiler de olacak

3 Aralık 2009 Perşembe

zorunda olmadığım şeyler yapmak istiyorum.....

erkek :)












bu erkekse diğerleri ne?
diğerleri erkekse bu ne?
:)

iyi ki güzel fotograflar var :):)

sen görmezsin ama narındayım ben aşkın

ne içli söylemiş Olgun Şimşek
bu türkü içirir adamı

....bak içime gör beni....
....tut elimden yak beni......

aklımdaki şaşkınlığı
sevdamdaki deli taşkınlığı
narımdaki aşkı
derinimdeki derdi



görmüyorsun .... bakmıyorsun çünkü .......



Olgun Simsek Bak Ýcime Gor Beni -

2 Aralık 2009 Çarşamba

Bir dagbasi yalnizligini yasiyorum yeniden
Dagbasi yalnizligi ölümden beter
Hic kimse aramasa, sormasa beni
Sen gelsen yeter..
Huzur ellerinin güzelligidir
Gözlerin karsimda bir mutluluk denizi
Her sabah soframda ekmegimi
Sen bölsen yeter..
Yüregim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir cizgi hasret, ne bir nokta gam,
Yayla dumani gibi gözlerimde her aksam
Sen dolsan yeter..
Bende caresizik sonsuz, kördügüm
Bende sabir , sende naz
Gündüzden düsünden biraz
Bir yüz görümlülügü
Sen olsan yeter..
Duymasa hic kimse sair gönlümün
Sende karar kildigini
Ve icimin daraldigini
Sen bilsen yeter..
Bir gün duysan bittigimi, tükendigimi
Cikip gelsen uzaklardan korkulu, ürkek
Bir incecik dal gibi, üstüme titreyerek
Egilsen yeter...
Tayfun Talipoğlu


Gaybana Sevdaluk - Firtina